• Yeni Kayit
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) li alanlari kontrol ediniz.
012

Organik Tekstil: Made In Turkey

  • PDF

Türkiye organik tekstilde büyük bir fırsatın eşiğinde. Dünyadaki organik pamuğun yüzde 40’ını üreten Türkiye, sektörde dünyanın üretim merkezi haline gelebilir.

Son yıllarda, sağlıklı yaşam bilincinin tüm dünyada yayılmasıyla, tüketicilerin doğal ürün talebinde büyük bir artış yaşandı. Bu talep tekstil sektörüne de yansıdı. Organik tekstil ve organik pamuk, doğaya ve insan sağlığına saygılı üretim anlayışının önemli bir göstergesi olarak görülüyor. Özellikle son aylarda, küresel ısınmanın önemli bir gündem konusu haline gelmesiyle de bu konudaki hassasiyet arttı. Organik pamuk üreten 22 ülke arasında yüzde 40’lık pazar oranıyla ilk sıraya yerleşen Türkiye, önemli bir avantaja sahip. Son dönemde tekstil sektöründe ciddi bir kayıp yaşayan Türkiye, yakın gelecekte “organik pamuk merkezi” olarak büyük bir katma değer yaratabilir. 

Organik ürün; yetiştirilme süreçlerinde herhangi bir kimyasal kökenli madde ile takviye edilmeyen ve insan sağlığını bu yönüyle tehdit etmeyen ürün anlamına geliyor. Normal koşullarda üretilen tekstil ürünlerinin ise üretim, kullanım ve yok edilme esnasında her zaman çevreye ve insana zarar verme ihtimali var. Bunu engellemek için üretilen organik kökenli ürünler, gelecekte önemli bir sektör yaratılacağının sinyallerini veriyor.

Genetiği değiştirilmiş tohum, toksit bir madde ya da sürekli böcek ilacı ve gübre kullanılmadan, toprağın verimliliğinin korunmasını sağlayan organik pamuğun satışı, 2001–2005 arasında her yıl yaklaşık yüzde 35 artarak, 245 milyon dolardan 583 milyon dolara yükseldi. Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya’da hizmet veren 1200’den fazla küçük ve orta ölçekli firma ve perakendeci, 2005 yılında toplam 9066 ton organik pamuk ipliği kullandı.

Öte yandan organik tekstil, sektörde yeni bir soluk olmanın yanı sıra moda dünyasını da etkiliyor. Bu yeni ve doğa hassasiyetine vurgu yapan anlayış “etik moda” olarak adlandırılıyor ve etkisi her geçen gün artıyor. Son zamanlarda oldukça sık konuşulan bu kavram, giydiğimiz kıyafetleri, kullandığımız tekstil ürünlerini üreten insanları ve çevreyi dikkate alarak, ürün tercihlerini belirlemek anlamına geliyor. Etik modayı takip edenler, aldıkları bir elbise, ayakkabı ya da pantolonun; nerede, nasıl ve kim tarafından, hangi koşullarda yapıldığını düşünerek karar veriyor. Söz konusu tüketici grubunda, çevreci yaklaşımın yanında ürünlerin yumuşaklığı da tercih nedenlerinin başında geliyor. Organik tekstil ürünleri, diğer ürünlere nazaran çok daha yumuşak ve bu özelliğini sürekli olarak koruyabiliyor. 
Dünyadaki Organik Pamuğun Yarısı Türkiye’denDünyada, tekstilde kullanılan hammaddenin yarısını pamuk oluşturuyor. Bunun yüzde 27’si Çin’de, yüzde 14,5’i Hindistan’da, yüzde 9,7’si Pakistan’da, yüzde 7,7’si ABD’de ve yüzde 6,6’sı da Türkiye’de işleniyor. Dünyadaki yetiştirilen pamuğun yaklaşık yüzde 1’i organik. Nike, Timberland, Marks&Spencer, H&M, Ikea, Levi’s, Wal-Mart, GAP  gibi büyük pamuk alım grupları bu oranı 2013’e kadar yüzde 10’a çıkarmayı hedefliyor. Pazarın 2010 yılında ise 2 milyar Dolar’a ulaşacağı hesaplanıyor. Organik tarım için temiz ve geniş topraklara sahip Türkiye, geçtiğimiz Mayıs ayında açıklanan Organic Exchange 2004–2005 dönemi raporuna göre organik pamuk üreten 22 ülke arasında ilk sırayı aldı. Rapora göre, organik pamuğun yüzde 40’ı Türkiye’de, yüzde 25’i Hindistan’da, yüzde 7,7’si ABD’de, yüzde 7,3’ü ise Çin’de üretildi.

Başta pamuk olmak üzere organik lifler konusunda faaliyet gösteren ABD merkezli Organic Exchange’n Yönetim Kurulu Başkanı Rebecca Calahan Klein, Türkiye’nin organik tarım ürünleri konusunda marka olması için gereken koşullara sahip olduğunu söylüyor; “Organik pamuk perakende pazar hacmi 2010’da 2 milyar dolara çıkacak. En büyük pazar ise Isviçre, Ingiltere, Fransa, Italya, Almanya gibi Avrupa ülkeleri. Tüketimin yüzde 76’sı Avrupa, yüzde 21’i ABD, yüzde 2’si Japonya’da yapılıyor. Dünyanın en büyük 200 perakendecisinden 20’si değişik miktar ve oranlarda organik pamuk kullanıyor. Bu alanda 800 küresel marka var. Organik pamukta en büyük üretici yüzde 53’lük payla Türkiye. Çünkü Türkiye’nin tarihi, iklimi, kültürü buna uygun. Kimyasal kullanımı Türkiye’de de var ama ABD’deki kadar yoğun değil. Gıda alanında uzun yıllardır organik üretim yapıyorsunuz ve bu deneyimden pamuk üreticileri de yararlanıyor. Toprağınız harika, çok az böcek var. Üreticiler son derece yenilikçi ve esnek. Kolay öğreniyorlar. Dünyadaki gidişatı en erken siz gördünüz. Bu avantajları değerlendirmelisiniz." 

Kaybedilen Pazar Payını KazanabilirizKlein, yalnızca pamukta değil, organik iplik ve bitmiş ürün üretiminde de Türkiye’nin dünyada lider olabileceğine dikkat çekiyor; "Dünyada bu alanda oldukça büyük bir rekabet gücüne sahipsiniz. Tekstilde tarihsel geçmişiniz var. Yenilikçi bir ülkesiniz. Türkiye bu özelliklerini geliştirdikçe organik üretiminde marka potansiyeline sahip. Bunun için yapılması gereken ilk iş çiftçiler ile imalatçıların bir araya gelerek uzun süreli ilişkiler kurmaları. Genel olarak bu konuda ticari işletmeler öncülük yapar ama devletin de destekleri olmalı." 

Türkiye’de tekstil ve hazır giyim sektörünün ihracat artışının hızla düştüğünü ve istihdama katkısının azalma eğilimine girdiğini ifade eden Istanbul Tekstil ve Konfeksiyon Ihracatçıları Birliği Başkanı Süleyman Orakçıoğlu da organik tekstil ve konfeksiyonun Türkiye için iyi bir vitrin ve marka oluşumunda önemli bir fırsat olarak görülebileceğini söylüyor; “Ülkemiz bunu tekstil ve konfeksiyon altyapısı ile birleştirerek pazara hızlı ürün servisi verebilir. Bu sayede Türkiye, tekstil ve konfeksiyonda kaybettiği pazar payını organik tekstil ve konfeksiyon ürünleri ile geri kazanabilir." 
Türkiye’de organik pamuk üretimi 1980’li yılların sonlarına doğru başladı. Pamuk ekimi ve tüketiminin gelişmesinin ardından Türkiye’nin batısında ve güneyinde organik tarım projelerine başlandı. O günden beri de özellikle güneydoğu bölgesinde yayılmaya devam ediyor. Dünyadaki organik pamuğun yarısına yakınını üreten Türkiye, önümüzdeki 10 yılda 10 kat artacak olan bu pazarda en büyük payı alma potansiyeline sahip. Organik tekstile olan talepler ev tekstili sektöründe de kendini gösteriyor.

Türkiye’de tekstil ve hazır giyim sektörünün ihracat artışının hızla düştüğü ve istihdama katkısının azalma eğilimine girdiği dönemde organik tekstil ve konfeksiyon Türkiye için iyi bir vitrin ve marka oluşumunda önemli bir fırsat olarak görülüyor. Hatta Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü arttıracağı düşünülüyor. Tasarımcı Evrim Timur, Türkiye’nin bu alanda rekabet avantajı yaratması için, öncelikle üreticilerin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor; “Giysilerde artık imaj devrini kapattık, fonksiyonellik öne çıktı. Dünya genelinde bir uyanış hakim. Ancak Türkiye’de çevre kirliliği konusunda hala yeterli eğitim alınmadığı için bu bilinçlenme yavaş ilerliyor. Ekolojik ürünler, tüketim dünyasında yakın gelecekte çok daha büyük bir pazar elde edecek. Türkiye de organik pamuk gibi bazı doğal hammadde üretim sahalarını genişleterek gelişen pazarda büyük bir oyuncu olabilir. Bunun için üreticiye desteğin artması lazım. Çünkü çiftçinin mevcut şartlarla tek başına pamuk yetiştirmesi çok zor.” 

Ege Üniversitesi Tekstil Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Işık Tarakçıoğlu da aynı görüşü savunurken, sektörde rekabetin başladığına dikkat çekiyor: “Dünyada 23 milyon ton pamuk üretiliyor. Organik pamuk üretimi ise 50 bin tonu bile bulmuyor. Üretim şu an çok düşük ama hızlı büyüyor. Türkiye ise bu konuda henüz bilinçlenemedi. Organik pamuğu, şu anda çevre dostu üst sosyo-ekonomik gruplar tercih ediyor. Ancak bunun karşısında,

Türkiye’nin en azından organik pamuk üreten bir ülke olması, AB ve diğer ülkelerdeki imaj sorununun giderilmesi için de pozitif bir etki yaratacaktır. Üretimde 1 numara olabilirsek, Türk tekstil sektörünün imajı da güçlenecektir. Öte yandan Hindistan da organik pamuk üretiminde hızla ilerliyor. Bizim için önemli bir rakip haline geliyor. “
Girişimcilerin Sayısı ArtıyorBu yönde girişim yapan ve ihracata başlayan Türk firmalarının da sayısı hızla artıyor. Örneğin, Fuar Baby markasıyla dünyaya açılan Alkım Tekstil, Almanya’nın ünlü bebek giyim mağazası Babywalz mağazasına girmeyi başardı. Firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Eroğlu, kısa bir sürede önemli bir taleple karşılaştıklarını anlatıyor; "Müşterilerimiz, organik tekstil ürünümüz olup olmadığını soruyordu. Doğal ürünlere yönelik dünya çapında gelişen eğilimin Türkiye’de de kendini göstermeye başladığını fark edince üretimimizin yüzde 10’unu organik ürünlere ayırmaya karar verdik."


Avrupa ülkelerinde organik tekstil pazarının büyüme vaat ettiğini anlatan Gültekin, Türkiye’de de bu yönde talep sıçraması yaşanacağına dikkat çekiyor; "Ürün fiyatları normal ürünlerin yüzde 50 üstünde. Yüksek fiyat, talebi düşük tutuyor. Ancak gelecek yıllarda ciddi bir sıçrama bekliyoruz." Gültepe, 2007’de organik üretim payını yüzde 10’dan 20’ye çıkarmayı planladıklarını belirtiyor. Yıllık cirolarının 8 ila 8,5 milyon Dolar arasında değiştiğini söyleyen Gültekin, yeni yatırımların ciro artışını da beraberinde getireceğini ifade ediyor.

Kaynak: KobiFinans Dergisi 14. Sayı

Bulundugunuz Sayfa: Anasayfa